NLP’nin Varsayımları

NLP’nin tarihçesi ile ilgili bilgilerimizi tazelediğimize göre şimdi sıra geldi NLP’nin olmazsa olmazlarına! NLP öğrenmek ve uygulamak istiyorsak, öncelikli olarak NLP hipotezleri(varsayımları) olarak belirtilen ve aşağıda sıralanmış olan maddeleri doğruluğundan şüphe duymadan kabul etmeliyiz. Bu varsayımları okuduğunuzda, zaten hemen hepsinin halihazırda kabul edilebilir nitelikte olduğunu kendiniz da fark edeceksiniz. Şimdi birlikte bu varsayımlara göz atalım.

1. Bu varsayımlardan ilki, gerçekliğin göreceli olduğudur. Bu varsayımla anlatılmak istenilen şey; kişilerin gerçeğe göre değil, kendi yaşamlarından elde ettikleri çıkarımlara göre karar verdikleridir.

2. NLP’nin ikinci varsayımı, kişilerin belli şartlara mecbur kalmalarındansa bir çok seçenek içerisinden istediklerini seçme olanaklarının bulunmasıdır. Bu konu ile ilgili NLP, her zaman bir seçeneğiniz olsun, asla seçeneksiz kalmayın düşüncesini savunur. Bu seçeneklerin oluşabilmesi içinse, hayata bakış açımızın geniş olması gerekmektedir. Olaylara ne kadar geniş bir perspektiften bakabilirsek o kadar fazla seçeneğe sahip oluruz.

3. NLP’nin üçüncü varsayımı; İnsanlar, karar vermeleri gereken durumlarda, o anda mevcut olan seçeneklerden kendi düşüncelerine göre iyi olduğuna inandıkları seçeneği seçerler. Bu yüzden geçmişte yapmış olduğumuz seçimleri sorgulayarak kendimizi suçlamak yerine, o anki seçimimizin, o şartlardaki en iyi seçim olduğunu bilmeliyiz.

4. NLP dördüncü varsayımı; hatalı insan yoktur, yanlış stratejiyi izlemiş insan vardır. Hata diye bir şey yoktur, deneyim vardır. Hatalı olan bir görevi yapmak, yapılması gerektiği belirtilenler en iyi ve doğru bir şekilde yapılsa bile bizi doğru sonuca götürmez.

5. NLP’nin beşinci varsayımı; her davranışın altında bir sebep olduğudur. Sergilenen davranışın farkında olun ya da olmayın mutlaka bir sebebi vardır ve hiçbir şey tesadüfi değildir.

6. NLP’nin altıncı varsayımı; her davranışın temelinde iyi bir niyet vardır. Çünkü insanlar, iyi olduğunu düşündükleri için bazı kararlar alırlar. Fakat bu iyi göreceli olabilir, yani kişinin kendisine göre iyi olanı seçmiş olması söz konusudur ve bu iyi bize göre kötü olabilir. NLP kararlardan önce kişiyi bu kararların ardındaki pozitif duygulara yöneltir ve negatif duyguların da farkına varmasını sağlar. Böylelikle kişi daha iyi seçeneklerin farkına varabilir.

7. NLP’nin yedinci varsayımı, bilinç ve bilinçaltı birbirini dengeler. Bilinçaltı yaşam boyu hiç durmadan kayda devam ederek bir çok bilgiliyi bünyesinde barındıran depo vazifesi görür. Bilincimiz ise, sadece gerek duyduğunda bilinçaltındaki kaydedilmiş olan verilerden sadece ihtiyacı olanları çağırarak fikirler üretir. Bu nedenle beynimiz, sürekli çalışmaya ve görevini en iyi şekilde yerine getirmeye yaşam boyu devam eder. Bilinçaltımızda ne kadar çok bilgi varsa o kadar geniş bakış açısından fikirler üretiriz.

8. NLP’nin sekizinci varsayımı; iletişim süreci bir bütün olarak alınmalıdır. İletişim yalnızca söylemek istediklerinizi söylemek değildir, söylediklerinize alacağınız reaksiyonlarda iletişim sürecine dahildir. İletişim kurduğunuz kişi veya çevreden alacağınız tepkileri, geri bildirim olarak değerlendirip, almak istediğiniz sonucu elde edemediyseniz, esnek olarak bir başka seçeneği denemelisiniz.

9. NLP’nin dokuzuncu varsayımı; insanlar ihtiyaç duydukları kaynaklara sahiptirler ve ihtiyaç duydukları zaman bu kaynaklara ulaşabilirler. Kişiler zihinsel olarak kendilerini hazırladıkları takdirde bu kaynakları hedefleri doğrultusunda kullanabilirler.

10. NLP’nin onuncu varsayımı; Zihinsel ve bedensel olarak siz bir bütünsünüz. Zihniniz ve bedeniniz birbirini sürekli etkiler ve birbirlerinin gelişimini desteklerler. Bedenimizin durumu zihinsel yapımızı, zihinsel yapımız da bedenimizi sürekli etkilemektedir. Kendinizi sıkılmış, bunalmış veya güvensiz hissettiğinizde, omuzlarınız düşük ve başınız öne eğik şekilde olduğunu, ya da tam tersi bedeniniz bu şekilde bir görünüme sahip olduğunda zihinsel olarak da güvensizlik hissettiğinizi fark etmişsinizdir. Bu yüzden her zaman spor yapmanın ve fit bir vücuda sahip olmanın kişinin kendisine olan güvenini arttırdığı bilinen bir gerçektir. Ya da bu şekilde bir vücut yapısına sahip insanların genel olarak kendilerine güvenlerinin yüksek olduğu gözlemlenmektedir.

11. NLP’nin on birinci varsayımı; Başarı modellenebilir ve bir kere başarılan tekrar başarılabilir. İstediğimiz hedefe bizden önce ulaşan kişilerin izlemiş oldukları yol ve kullandıkları metotlar, modelleme yapılarak aynı hedefe ulaşabilmek için kullanılabilir. Bir hedefe bir kişi ulaşmışsa, o hedefe yeniden ulaşılabilir. Burada üzerinde durulması gereken nokta, modelleme yapmanın tamamen taklit etmek şeklinde algılanmaması gerektiğidir. Modelleme yapmak, ders çıkarmak ve konu üstüne yaşanmış deneyimlerden faydalanmaktır.

12. NLP’nin on ikinci varsayımı; Uygulamak, öğrenmek için en önemli adımlardandır. Bir konu üzerinde uzmanlığımızı arttırmak için uygulama yapmak şarttır. Teoride öğrendiğimiz bir konuyu pratiğe dökmezsek, öğrendiklerimizi pekiştirme şansını elde edemeyiz. Oysaki, uygulama yaptığımızda, hem öğrendiklerimizin derecesinin farkına varır, hem eksikliklerimizi görerek geri bildirimde bulunabilir, hem de bu geri bildirimler aracılığı ile daha aktif bir öğrenmeye sahip oluruz.

NLP ile ilgili varsayımlarımızı da öğrendiğimize göre, artık hedefimize giden yola çıkmaya hazırız demektir. Bunun için öncelikle ilk adımı atmalı ve kendimize şu soruyu sormalıyız “Ben ne istiyorum?

2 Cevap

  1. Merve Tanis 18 Ocak 2017 Reply
  2. admin 18 Ocak 2017 Reply

Cevap yazın