Kalpten inanıyorsanız eğer, inancınız size yeter!

Herkesin zaman zaman dara düştüğü, zorda kaldığı anlar olur. İçinden çıkılamaz gibi gelir sorunları ve de ne yapacağını bilemeden bir çıkış yolu bulabilme ümidiyle arayışa girer. Böylesi anlarda çaresizlik en çok hissedilen duygu olarak çıkar karşımıza.

Böylesi anlar birbirinden farklı yollara uzanır gider. Kiminin sağlam dostları vardır, tutar dostu elinden kaldırmaya çalışır kişiyi düştüğü yerden. Kiminin ardında ailesi vardır her anında ona destek çıkan. Kiminin eşi, kiminin kardeşi..diye uzar gider bu liste..Ama kimileri de vardır ki ne dayanabilecekleri bir omuz, ne tutup kaldırabilecek bir el ne de sırtına destek olabilecek bir dayanakları vardır hayatta. Peki bu durumda eşi, dostu, kardeşi, dayanağı olan hep kalkar düştüğü yerden de bunlara sahip olmayanlar, garipler, sahipsiz bir şekilde düştüğü yerde mi kalır? Elbette ki hayır. Eğer öyle olsaydı, dünyada yalnız insanlar ilk düştükleri yerde kalır bir adım ileriye gidemezken, eşi dostu olanlar yürür giderdi değil mi?

Ne kadar kötü bir duruma düşerse düşsün insan, ne kadar sıkıntılı bir süreçten geçerse geçsin, yüreğinde inancı sağlamsa, öyle veya böyle devam eder ileriye doğru hayat yolunda. İnancı yoksa eğer, ne kadar el verseler, ne kadar ardından destek olsalar da er ya da geç düşer kalır yürüdüğü yolda.

İnanç dediğim yüreklerdeki Allah’a olan güven ve inançtır. Hakkınızda hayırlısı neyse onun olacağına inanç, hayrın da şer’inde Allah’tan geldiğine inanç, sahip oldukları için şükretmeyi bilecek kadar inanç.

Eğer siz de yürekten inançlı olanlardansanız, ve kayıtsız şartsız inananlardansanız eğer zora, dara düşünce korkmayın, zira siz güçsüz olsanız bile yüreğinizde Yaradana karşı olan inancınız size ihtiyacınız olan desteği şüphesiz ki verecektir. Çünkü inandığınız Mevla şüphesiz ki her daim güçlüdür.

Cevap yazın